Şarkı Hikayeleri

Şarkı Hikayeleri › Türkü hikayeleri

Telgrafçı Akif kapağı

Telgrafçı Akif türküsünün hikâyesi

Seslendiren
Ahmet Kaya
Söz
Anonim
Müzik
Anonim
Yıl
1995

Kısaca

Türkü, Harput'ta telgraf memuru olan Akif Efendi'yi anlatır. Hüseynik'te oturan, yakışıklılığı ve mertliğiyle sevilen Akif, 21 Ağustos 1894'te Hüseynik'ten şehre giderken yolda geçirdiği kalp kriziyle aniden öldü; anlatılara göre ardından aylarca yas tutuldu. Türküyü geniş kitlelere Ahmet Kaya'nın 1995 tarihli Beni Bul albümü tanıttı.

YouTube · Ahmet Kaya, 1995

Vikipedi'deki anlatım

Telgrafçı Akif veya Hüseynik'ten çıktım şeher yoluna, Elazığ yöresine ait, uşşak makamında, ağıt formunda bir anonim türküdür. Konusu gerçek olaylara dayanmaktadır. Eser; Pinhani, Adile Kurt Karatepe, Ender Balkır, Devrim Kara, Güler Duman, Ahmet Kaya gibi sanatçılar tarafından okunmuştur. Eser, Harput yöresi halk türkülerini derleyen Hafız Osman Öğe tarafından derlenmiş ve kayıt altına alınmış, TRT sanatçısı ve şef olan Mehmet Avni Özbek tarafından da 1970 yılında notaya dökülmüştür. Bestenin ve güftenin kime ait olduğu bilinmemektedir. Ancak bazı kaynaklarda beste ve güftenin Saçlızade Hacı Vehbi Efendi'ye ait olduğu belirtilmektedir. Ancak genel kanı anonim olduğu yönündedir.

Ahmet Kaya, 1995 yılında yayınlanan Beni Bul albümünde esere yer vermiş (albümde 3. eserdir) ve kitleler tarafından duyulmasını ve beğenilmesini sağlamıştır. 2009 yapımı Hanımın Çiftliği TV dizisinde ise Ender Balkır tarafından yorumlanmış, çok beğeni almış ve hikâyesi merak edilmiştir.

Hüseynik, Elazığ'ın bir mahallesi olan Ulukent'in eski adıdır. Tarihi Harput şehrinin ve kalesinin altında yer alan Hüseynik, 1978'e kadar köy yerleşimiyken bu tarihten sonra mahalle olmuştur.

2023 yılında türkünün konusu bir akademik çalışmada yer almıştır. Marmara Üniversitesi, Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü, Orta Doğu Siyasi Tarihi ve Uluslararası İlişkileri Anabilim Dalı bölümünde Tarihçi ve akademisyen Dr. öğretim üyesi olarak görev alan Ömer Koçyiğit, türkünün hikâyesini bir Harputludan dinledikten sonra Osmanlı arşivlerine girip Akif Bey'in izlerini bulmuş, hayatını ve şeceresini bir makalede anlatmıştır. Sözkonusu makale hakemli dergi, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi'nin 2023 yılı 49. cildinin 1-22 sayfalarında yayınlanmıştır.

Akif Efendi

Akif Efendi (d. 1846 - ö. 21 Ağustos 1894), Hacı Hasan Ağa'nın oğlu Akif Efendi, 23 yaşındayken memur olarak Batman'a atanır. Bu bilgiden Âkif Efendinin 1846 doğumlu olduğu ortaya çıkar. Yaklaşık 25 yıl süren devlet memurluğunun 16 yıllık kısmı Harput'ta geçer. Türküye konu olay sebebiyle 21 Ağustos 1894'te kalp krizi sebebiyle öldüğünde de Harput'ta memur olarak çalışmaktaydı.

Öyküsü

Telgrafçı Akif türküsü, Harput'ta telgraf memurluğu görevinde iken kalp krizinden aniden ölen Akif Bey'i anlatıyor.

Türkünün hikâyesini Harput doğumlu, Harput'ta öğretmenlik yapmış, daha sonra ticaret hayatına atılıp, 1935'te memuriyete dönmüş ve 1954'te emekli olmuş İhsan Sunguroğlu anlatır. İhsan Sungurluoğlu "Harput Yollarında" isimli kitabında bu öyküye şu şekilde yer vermiştir:

1880 yılında Elazığ il merkezi Postahanesinde haberleşme memuru, 1887'de Harput'ta yine haberleşme memuru ve 1892'de ise Harput telgraf müdürü olan yakışıklı ve mertliğiyle yöre halkı tarafından sevilen Âkif adında biri varmış, kendisi Hüseynik'te ikamet edermiş. Sabahları şeher yoluyla Harput'a gider, akşamları da Deliktaş yolundan Hüseynik'e dönermiş. Âkif, anlatılanlara göre hovarda biriymiş. Birçok dostları ile gece-gündüz eğlence âlemlerinde yaşarmış. Bir sürü de aşığı varmış... İşte Âkif, böyle mutlu mesut yaşarken, Hüseynik'ten şehre giderken yolda geçirdiği kalp krizi sebebiyle aniden ölüp gider. Ölüm hadisesi ... duyulunca yöre halkı ve özellikle aşıkları arkasından gözyaşları dökmüşler, aylarca matem tutmuşlardır.

Türkünün hikâyesi; Ahmet Kaya’nın 1994 yılında yayınlanan "Ahmet Abi'nin Vapuru" televizyon programında konuklarından Lokman Tasalı’ya sorulmuş ve Lokman Tasalı tarafından da benzer şekilde anlatılmıştır.

Hüseynik'ten çıktım şeher yolunaCan ağrısı tesir etti kolumaYaradanım merhamet et kuluna

Yukarıda da açıklandığı gibi Hüseynik günümüz Ulukent'in adıdır. İlk dizede geçen şeher yolu, tarihi Harput-Hüseynik yoludur. Harput Mahallesi ile güneyinde yer alan Ulukent (Hüseynik) Mahallesi arasında ulaşım sağlayan tarihi yol 2020-2024 yılları arasında yapılan çalışmalarla turizme kazandırılmıştır.

Yazık oldu yazık şu genç ömrümeBilmem şu feleğin bana cevri ne

Telgırafın direkleri sayılmazAti hanım baygın düşmüş ayılmazBöyle canlar teneşire konulmaz

Dr. Ömer Koçyiğit'in çalışmasına kadar türkünün hikayesini anlatanlar şimdiye kadar türküde geçen "Ati Hanım"ın Akif Efendi'nin kardeşi Atiye olduğunu söylüyorlardı. Ancak Ömer Koçyiğit'in yaptığı araştırmasında, "Atiye Hanım" diye geçen kişinin Akif'in eşi "Asiye Hanım" olduğu ortaya çıkmıştır.

Yazık oldu yazık şu genç ömrümeBilmem şu feleğin bana kastı ne

Lütfü gelsin telgırafın başınaBir tel versin Musul'da kardaşımaBu gençlikte neler geldi başıma

Türküde geçen diğer bir isim Lütfü'dür. Ma'mûratülaziz Salnamesi'nde Lütfü Ağa isimli şahsın Harput Telgrafhanesi'nde "mûsıl" (postacı) olarak görev yaptığı ortaya çıkmıştır. Dr. Ömer Koçyiğit, türküde geçen "Bir tel versin Musul'da kardaşıma" dizesindeki Musul'da bir kardeşi olmadığını ortaya çıkarır. Osmanlıca'da "Musul" ile "musıl" (postacı) kelimelerinin yazılışlarının aynı olduğunu yani Musul yerine musıl dendiğini savunmuştur.

Bu şarkının sende bir hikâyesi var mı?

İlk dinlediğin yer, kime hatırlattığı, bir anı… Yazdıkların onaylandıktan sonra burada görünür.

0 / 1000

E-posta istemiyoruz. Kişisel bilgi, hakaret ya da reklam içeren yazılar yayımlanmaz; gönderdiğin metin bu sayfada yayımlanabilir. Gizlilik