Şarkı Hikayeleri

Şarkı Hikayeleri › Türkü hikayeleri

Çalın Davulları kapağı

Çalın Davulları türküsünün hikâyesi

Kısaca

Selanik'te düğününe üç gün kala koleradan ölen Fitnat Hanım için yakılmış bir ağıt. Köyünden Selanik'e çalışmaya gelen Mehmet, yanında çalıştığı Rüstem Ağa'nın kızı Fitnat'la evlenmeye karar verir; salgında hastalanan Fitnat'ın başladığı türküyü, onun ölümünden sonra Mehmet tamamlar.

YouTube · Mustafa İpekçioğlu

Vikipedi'deki anlatım

Çalın Davulları, bağlama sanatçısı Nihat Kaya tarafından 1985 yılında ses sanatçısı Hüseyin Yaltırık'tan derlenip notaya alınmış ağıt türünde bir Rumeli türküsüdür.

Selanik'te koleraya yakalanıp düğününden birkaç gün önce ölen Fitnat Hanım için yakılmış bir ağıttır. Eser, kavuşamayan âşıkların türküsü olarak toplumsal bellekte sembolleşmiştir.

"Selanik Türküsü" olarak da bilinir ancak yaygınlık alanı sadece Selanik değil, Rumeli olarak tanımlanır. 1940'lı yıllarda bizzat Muzaffer Sarısözen ve Halil Bediî Yönetken tarafından Ankara Devlet Konservatuvarı adına Trakya'da yapılan derleme gezilerinde çeşitli varyantları kayda alınmıştır. Yunanistan, Makedonya ve civar yörelerde mahalli müzisyenler tarafından yapılmış başka mahalli kayıtları da mevcuttur.

Türkünün, Atatürk'ün çok sevdiği Selanik türkülerinden birisi olduğu ve onun sesinden bir kaydının olduğu iddiası 2010 yılında ortaya atılmış ve Atatürk'ün sesinden olduğu iddia edilen kaydın; 1998 yılında Can Dündar tarafından Yükselen Bir Deniz belgeselinde ve 2008 yılında da Mustafa filminde- kullanılan ve çekim ekibi kameramanı Murat Özcan'a stüdyo ortamında okutturulan bir ses kaydı olduğu ortaya çıkmıştır.

Türkünün öyküsü

Çalışmak üzere köyünden Selanik'e giden Mehmet adlı genç, kumaş mağazası sahibi Rendalı Rüstem Ağa'nın yanında iş bulur. Rüstem Ağa'nın kızı Fitnat Hanım ile arasında bir aşk filizlenir ve ailenin de uygun bulması ile evlenmeye karar verirler. Bir düğün günü belirlenir ancak Serez bölgesinde kolera salgını başlar ve Fitnat Hanım koleraya yakalanır. Şifa bulma umuduyla Alaca İmaretine götürülen Fitnat Hanım, orada kendisi türküsünü söyler:

Mezarımı kazın bre dostlar belden aşağıya

Düğününe üç gün kala ölen Fitnat Hanım'ın yarım kalan türküsünü Mehmet devam ettirir:

Taşına toprağına bre dostlar, diken dolasın

Bu şarkının sende bir hikâyesi var mı?

İlk dinlediğin yer, kime hatırlattığı, bir anı… Yazdıkların onaylandıktan sonra burada görünür.

0 / 1000

E-posta istemiyoruz. Kişisel bilgi, hakaret ya da reklam içeren yazılar yayımlanmaz; gönderdiğin metin bu sayfada yayımlanabilir. Gizlilik